Hüseyin Akyüz edebiyat sayfaları

 

Hüseyin Akyüz  - Karalamalar  - Edebiyat Deyince - Blog Sayfası

 

TOMRİS UYAR

(1941 - 2003)

İstanbul'da 1941 yılında doğan Uyar, ilkokulu Taksim'deki Yeni Kolej'de, ortaokulu İngiliz High School'da, liseyi Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde tamamladı. Bu dönemdeyken daha Bati Edebiyatindan kisa çeviriler yapmaya basladi. 1963'te İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi.

 

image001Tagore'den ''Şekerden Bebek'' adlı ilk çevirisi 1962'de Varlık, ''Kristin'' adlı ilk öyküsü de 1965'te Türk Dili'nden çıktı. Daha sonraları öykü, deneme, eleştiri, günlük ve çevirileri, Varlık, Dost, Papirüs, Yeni Dergi, Soyut, Yeni Edebiyat, Yeni Düşün, Gösteri, Gergedan, Argos, Adam Öykü gibi belli başlı dergilerde yayınlandı. Özellikle 1966'dan sonra Papirüs'te yayınladığı eserleriyle adını duyuran ve 1969 yılına kadar ''R. Tomris'' imzasını kullanan Uyar, 1970'ten sonra gelişen yeni Türk öykücülüğünün önde gelen isimleri arasında yer aldı.

 

 Tomris Uyar’ın ilk öykü kitabı İpek ve Bakır 1971 yılında yayımlandı. Bunu 1973’te Ödeşmeler ve 1975 tarihli Dizboyu Papatyalar adlı öykü derlemeleri izledi. 1979 yılında yayımlanan Yürekte Bukağı ile yazar 1980 Sait Faik Hikâye armağanı’nı aldı. 1981’de Yaz Düşleri Düş Kışları, 1983’te Gece Gezen Kızlar ile  yazar, üretkenliğini sürdürdü. 1985 yılında Rus Ruleti/Dön Geri Bak adıyla yazarın bu iki kitabı bir arada basıldı. 1986 tarihli Yaza Yolculuk ile yazar ikinci kez Sait Faik Hikâye armağanı’na lâyık görüldü. 1990 yılındaki Sekizinci Günah’ı 1992’deki Otuzların Kadını 1997 de 'Aramızdaki Şey' 2002 de 'Güzel Yazı Defteri' takip etti. Öyküleri, çeşitli yabancı dillere çevrildi, antolojilerde yayımlandı.

 

1960’lı yıllardan sonra hızla modernleşme çabası içine giren ülkemizde, bu süreç hızlı bir toplum değişime de neden oldu.  Bu toplumsal değişim kendini en çok büyük kent insanlarının gündelik yaşamlarında kendini gösterdi. Yaşamı  kendince yorumlama çabası içinde olan Öykü sanatı da değişimi daha iyi anlatabilmek için değişmeye gereksinim duydu ve yeni arayışlar içine girdi. Tomris Uyar çağdaş öykü yapısının bu arayışlarına katılan yazarlarımız arasında yer aldı ve bütün yapıtlarına da bunu yansıttı. Büyük kentlerde yaşayan sıradan insanların gündelik yaşamında beliren toplumsal baskı biçimleri Uyar’ın öykülerinde değişmez arka plan olarak yer aldı.  Öykülerinde agirlikli olarak evlilik, aile yapisi, toplumun degisik kesimlerindeki insanlarin degisim karsisinda kaygi ve tedirginliklerini ele aldi.  Okuyucuyu içinde yaşadığı zamanı iyi anlamaya yönelttiği gibi yaşanan günlerin eleştirisine de çağırdı.

 

Öykülerinde, değişen bir toplumun sıradan bireyler üzerindeki etkisi, kimi zaman şiirsel ve hüzünlü, kimi zaman ironik ya da trajikomik olarak, bazen bildik bir öyküleme yöntemiyle, bazense deneysel bir kurgu ile karşımıza çıktı. Bütün bu arayışlar, yazarı, kendini tekrar etmekten korudu ama temeldeki duyarlılık aslından bir şey yitirmedi. Tomris Uyar öykücülüğü “toplumsal güncellik” diyebileceğimiz bir dürtüyle yaşanan günlerin taze eleştirisini öyküye yakışır inceliklerle işledi.

 

Uyar, klasik öykü anlatimindaki olay, mekan ve zaman üçlüsünü farkli bir sekilde birlestirir; konu ve kisi gibi temel ögeleri öne çikarmayi sevmez öykülerinde. Bireyi toplumla iliskisi içerisinde ele alirken, siradan, herkesin yasadigi veya yasayabilecegi olaylarin ardindaki gerçekligi, bilinçaltinda gizlenen duygu ve düsünceleri açiga çikarir.

 

Yazmaya öyküyle başlayan, yazarlığını öyküyle sürdüren Tomris Uyar okurlarla paylaşmak istediği kimi birikimlerini de 'gündökümü' adını verdiği güncelerle yazıya döktü.  Deneme tadındaki bu güncelerini  Gündökümü,  Günlerin Tortusu, Yazılı Günler, Tanışma Günleri ve  Yüzleşmeler adlı kitaplarda biraraya getirdi.

 

Öykücülügüyle oldugu kadar çeviriyle de Türk Edebiyatina katkida bulunan Tomris Uyar, Virginia Woolf, Gabriel Garcia Marquez, Juan Rulfo, Lewis Carrol, Kurt Vonnegut, Julio Cortazar, Jorge Luis Borges, Doris Lessing'in yapitlarini Türkçeye kazandirdi. Çagdas Amerikan Öyküleri (1980) adli bir seçki derledi. Elli dolayındaki çevirilerinden Turgut Uyar'la birlikte Lucretius'tan çevirdiği 'Evrenin Yapısı', Türk Dil Kurumu'nun 1975 Çeviri Ödülü'ne layık görüldü. 1987'de 'Hiawatha' çevirisiyle Avni Dilligil Tiyatro Ödülü aldı.

1990'li yillarda yazarlikta olgunluk çagini yasayan Tomris Uyar, "Kiyidan Açilmak' adli bilgi-egitim programlarina basladi. Degisik üniversitelerde atölye çalismalari yapti.

Bu programlardaki amacini Uyar söyle anlatiyor: "Ne okursaniz okuyun kendinize benzeyen birseyden harekete geçip onu ya benimsiyorsunuz ya da benimsemiyprsunuz. Yazarin dünyasina açilmiyorsunuz. Isinize arayan kismini aliyorsunuz. Bu da eksik bir okuma oluyor. Sanat payini içinde barindiran bir okumaya alistirmak istiyorum. Benim asil amacim bu.

 

1985'te esi Turgut Uyar'i kaybettikten sonra içkiye ve sigaraya artan düskünlügü hızlı bir sonu getirdi ve Türk edebiyatinin unutulmaz isimlerinden Tomris Uyar, Temmuz 2003'de 62 yasinda hayata veda etti.

 

YAPITLARI

Öykü:

Ipek ve Bakir, 1971; Ödesmeler, 1973; Dizboyu Papatyalar, 1975; Yürekte Bukagi, 1979; Yaz Düsleri/Düs Kislari, 1981; Gecegezen Kizlar, 1983; Rus Ruleti- Dön Geri Bak (toplu öyküler), 1985; Yaza Yolculuk, 1986; Sekizinci Günah, 1990; Otuzlarin Kadini, 1992; Aramizdaki Sey, 1997.

Gündökümü:

Gündökümü'75, 1977, Sesler, Yüzler ve Sokaklar, 1981; Günlerin Tortusu (1980-84), 1985; Yazili Günler 1989; Tanisma Günleri/Anlari 1995; Yüzlesmeler/Bir Uyumsuzun Notlari 2000.

Derleme:

Şiirde Dün Yok mu/Turgut Uyar Üzerine, 1999.

 

 

Ana Sayfaya Dönmek İçin Lütfen Tıklayınız

 

 

Sayfalardaki yazı ve resimlerden kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.

 

Son güncelleme: 18.Şubat.2008