|
|
|
|
Hüseyin Akyüz - Karalamalar - Edebiyat Deyince - Şiirce - Öyküler |
|
|
MARMARA'DA GÜNDOĞUMU Tahta, demir ve beton kapıları aşıp Balıkçı kahvesine iniyorum yatağımdan Alaca bir aydınlık örtüyor geride Küçük bahçelerde ağaçları Yamaçları, sokakları, evleri Değişik bir puslanma Değişik bir serinlik havada İlkyaz yaşamımıza girmek istiyor artık Hafif bir sisin içinde Uzaktan uzağa Prenses adaları Ardımda gecekondu mahalleleri karanlık Yine koyu bir sisin içinde oraları Duygulu yüreğim, dalgın gözlerimle Beride daha sönmemiş ışıklarla Bir yılan gibi kıvrılıyor kıyı Birer tahta baraka görünümünde içki evleri Martıların çığlıklarıyla birlikte dağılıyor Keskin anason ve şarap kokusu Gecede ıslanmış tahta bir
sandalyede Ağır ağır çayımı karıştırıyorum Karşılıklı bakışıyorlar Yüreğim, gözlerim ve deniz Suları mı dinliyorum Yoksa özlediğim yüzler mi geçiyor usumdan Ayakları çürümüş eski iskeleden Brecht'in şiirlerini fısıldıyor sanki bir ses "
Paskalya bugün, Pazar sabahı Adada fırtına birden dindi Yeşeren çalılarda hala kar var..." Özlenen bahar yalnızca bu olmamalı Yani salt yeşil ve beyaz özlemi Duyguların da çiçekler açması var Böyle düşünüyorum Ve deniz uslu bir çocuk gibi Sessizce çalkalanıyor Boyaları dökülmüş balıkçı kayıkları Kabanlarına sarılmış deniz emekçileri Hızla akıyorlar gittikçe ağaran
çevrene Derken tanıdık bir ses Sıkkın yüreğime atılırcasına Yuvarlanıyor tepeden aşağıya Sabahın ilk treni geçiyor Bir kurşun gibi patladığı andır bu İçimdeki tüm sessizliklerin. 5.7.1982 |
|
|
|
|