|
|
|
BAŞUCUMDAKİ KİTAPLAR ARASINDAN...
KARLAR ÜLKESİ
Yasunari Kavabata
Doğan Kitap
"Bin Beyaz Turna" romanıyla 1968 yılında Nobel Edebiyat
Ödülü'ne layık görülen Kavabata, XX. yüzyılın en büyük yazarlarından biri
olarak kabul ediliyor. Kavabata tüm eserlerinde öylesine incelikli ve sade
bir anlatım yakalıyor ki, bu incelikli anlatım kahramanlarının tutkularındaki
vahşeti bile neredeyse görünmez kılıyor. Karlar Ülkesi de Kavabata’nın
gözünden pastoral bir kış resmi. Gerçek bir işi olmayan Şimamura, Batı
dansına ilgi duyar. Tokyo'nun tüccarlar bölgesinde yetişmiştir ve Kabuki
tiyatrosunu iyi bilir. Zamanını dansla ilgili çeviriler yaparak ve bu konuda
bulduğu yazıları ve fotoğrafları arşivleyerek geçirir. Her yıl Tokyo'dan bir
dağ kaplıcasındaki hana kısa süreliğine kalmaya gelen Şimamura, kendisini
eğlendirmesi için beraberinde hep aynı geyşayı, Komako'yu getirir. Zamanla
aralarındaki yakınlık tutkulu bir beraberliğe dönüşür, ama Şimamura,
Komako'yla aynı evi paylaşan Yoko'ya da ilgi duymaya başlayınca işler
karışır.
KARDEŞ
PAYI
Orhan
Kemal
Epsilon Yayınevi
Kardeş Payı, karınlarını doyurmak, hayatta kalabilmek için, her yeni
güne mücadele ile başlayan,
ağzı bozuk, bazen arkadaşını bile harcamaktan çekinmeyen, şarap içerek
avunmaya çalışan küçük insanların ve işçilerin öykülerini anlatıyor.
Orhan Kemal, zihninin çektiği fotoğrafları, o güzelim diliyle, davranışlardaki
olumsuzlukları hoş görüp yoksulluğun acısını vurgulayarak aktarıyor.
'Kardeş Payı' adlı öykü 1958 yılında 'Sait Faik Hikaye Ödülü'nü almıştı.
BİNDOKUZYÜZ
Alessandro Baricco
Can Yayınları
Alessandro Baricco’nun, satış
rekorları kıran İpek adlı yapıtı, insanoğlunun mutluluk arayışının
şiirsel bir masalıydı. Öfke Şatoları’nda, yaşamın kıyısına varmaya
çalışan, olanaksızın peşinde koşan insanların sarsılmaz umudunu dile getiren
yazarın Kent adlı kitabı, Kafka’nın yapıtlarıyla kıyaslanmıştı.
Homeros, İlyada’da, eski çağların ölümsüz destanı tanrıların olmadığı çağdaş bir yoruma
kavuşuyordu. Cennet Sineması’nın ünlü yönetmeni Giuseppe Tornatore’nin
beyazperdeye de uyarladığı Bindokuzyüz ise, 1900 yılının ilk
günü bir transatlantikte bir kutunun içinde bulunan ve “Bindokuzyüz” adı
verilen bir bebeğin olağandışı öyküsü. Olağanüstü bir piyano virtüozu olan ve
yaşamı boyunca karaya hiç ayak basmayan “Bindokuzyüz”, giderek bir efsaneye
dönüşecektir. Baricco’nun Bindokuzyüz’ü, çarpıcı bir öyküden yola
çıkarak, 20. yüzyıla şaşırtıcı derinlikte bir yorum getiriyor.
KARA KEDİNİN GÖLGESİ
Yekta Kopan
Can
Yayınları
Bu sözler zaten var. Sözleri
benim için farklı kılan, anlamlı kılan, senin el yazınla yazılmış olmaları.
Belki de bunlar senin değil, benim fikirlerim. Bir öykünün notları, asla
bitmeyecek bir romanın giriş cümlesi, yetiştirmek için uykusuz geceler
demlediğim bir yazının taslağı. Karalama defterinden çaldığım şu sayfaya
bakarken, bunları görüyorum. Ve nasıl Borges her uyanışında kendini
hatırlıyorsa, ben de senin her harfinde kendimi buluyorum. Çünkü bu sözler
zaten var. Bu sözler, anlamlarını bir kenara bırakıp bana dönecek (dönüşecek
mi demeliydim?) kadar cesur. İşte belki de bu yüzden senin harflerine, o
harflerin elinden çıkma bir yazıya döndüğü sayfalara, o sayfalarda dilin
kölesi haline getirdiğin (getirdiğim mi demeliydim?) tutkuyla bağlıyım.Oysa,
tutku cinayettir. Ve ben bu sözler için her şeyi göze alırım.
LEYLANIN EVİ
Zülfi livaneli
Remzi
Kitabevi
Kimi
zaman bir savaş bir kentin, bir ülkenin kaderini değiştirir, kimi zaman bir
tek kişi koca bir ailenin...
Leyla: Yalılarda doğmuş büyümüş
bir paşazade, bir Osmanlı soylusu...
Ali Yekta: Uşaklık kaderini değiştirme ihtirasıyla yanıp tutuşan bir
İstanbullu...
Rukiye-Roxy: Almanya'da doğmuş, seks modelliği yapmış bir hip-hop'çı...
Livaneli, birbirini hiç tanımayan bu üç ayrı kişiliğin yaşamını, bir
"İstanbul romanı"nda birleştiriyor.
Kentlisi-köylüsü, varsılı-yoksulu, din hocası, söz sahibi bankacısı,
gazetecisi... Her birinin bir nedenle ötekinin yaşamına girdiği, onu
değiştirdiği günümüz Türkiyesi... Ve bir roman kahramanı gibi öne çıkan
pırıltılı Boğaziçi?nde, Bosnalılar Yalısı'nın ilginç dünyası...
Leyla'nın Evi, dünyada sadece yaptığı müzikle değil, çeşitli dillere
çevrilen, sinemaya aktarılan ve ödül alan kitaplarıyla da tanınan
Livaneli'nin Mutluluk'tan sonraki romanı...
ZAHİR
Paulo Coelho
Can
Yayınları
'Seni kendimden bile daha
çok seviyorum.’ Eğer bunu söyleyebilirsem kendimle barış içinde yaşamayı
sürdürebilirim, çünkü bu aşk beni rehin aldı.
Ünlü,
başarılı, zengin bir yazarın savaş muhabirliği yapan karısı Esther bir gün
ansızın ortadan kaybolur. Esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa
kocasını mı terk etmiştir? Çok sevdiği karısını bulmak için yanıp tutuşan
yazar, Esther’in en son birlikte görüldüğü Kazak genci Mikhail’le birlikte
Fransa’dan İspanya’ya, Hırvatistan’dan Orta Asya steplerine uzanan bir
yolculukta bulur kendini. Bu büyülü yolculuk giderek bir ‘iç yolculuğa’
dönüşecek, yazar yazgının gücü ve aşkın doğasını yeniden keşfedecek, yaşamına
yeni değerler biçecektir... Günümüzün en çok okunan yazarlarından Paulo
Coelho, daha önce yayınladığımız Simyacı, On Bir Dakika, Veronika Ölmek
İstiyor gibi romanlarından sonra Zâhir’de de, okurlarını bir ruh yolculuğuna
çıkarıyor. Zâhir’i okuduğunuzda, kendinizi daha derinden tanıyacaksınız.
|